Erken yaş dönemi, işitsel algının ve ritim duygusunun en hızlı geliştiği dönemdir ve bu dönemdeki deneyim kalıcı iz bırakır. Bu yaşta çocuk müziği bir ders olarak değil, bir oyun olarak deneyimler ve öğrenme baskısız gerçekleşir. Ritim duygusu bedensel deneyimle kurulduğu için, hareketle birlikte yapılan çalışmalar daha etkili sonuç verir. Grup içinde müzik yapmak, sıra bekleme ve birlikte hareket etme gibi beceriler de kazandırır.
Dinleme becerisi bu dönemde belirgin biçimde gelişir ve bu beceri yalnızca müzikle sınırlı kalmaz. Şarkı söylemek bu gelişimi doğrudan destekler.
Şarkı söylemek dil gelişimini destekler; tekerlemeler ve sayışmacalar sözcük dağarını genişletir. Çocuk kendi ürettiği bir ritmi grup içinde çalarken kendine güven duygusu geliştirir. Erken yaş müzik eğitimi, ileride çalgı öğrenmeyi zorunlu kılmaz ama seçildiğinde süreci kolaylaştırır. Bu dönemde önemli olan çocuğun ne kadar öğrendiği değil, müzikle nasıl bir ilişki kurduğudur.
Olumlu kurulan ilişki, ilerleyen yıllarda çalışma isteğinin de kaynağı olur. Derslerimizde erken yaş programı, çocuğun gelişim düzeyi gözetilerek düzenlenir.